Dragosfer | Çeviri Dünyası Bülteni

About: Esra Özkaya Saltoğlu

Website
http://dizzyblurry.blogspot.com/
Profile

Esra Özkaya Saltoğlu tarafından yazılanlar:

Eki/11

16

Sözlü Çeviri ve İdeoloji

 

“İdeoloji, üzerinde oturduğum kanepeyi bile şekillendirdi.”

Mason Cooley

Çeviribilim alanını yazılı ve sözlü çeviri biçiminde iki alt-modüle ayıracak olursak, ideoloji kavramının sözlü çeviri alanına oranla yazılı çeviri alanında daha sıklıkla tartışılan ve ele alınan bir mesele olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak bu demek olmuyor ki, ideoloji ve bu kavramın yansımaları sözlü çeviri alanına girmemiş ve bu alanı etkilememiştir.

İdeoloji, bireylerde güçlü ve heyecanlı birtakım tepkiler uyandıran bir sözcüktür. İnsanlar ‘ideoloji’ sözcüğünü duyduğunda bunu genellikle komünizm, faşizm ya da anarşizm gibi ‘izm’lerle bağdaştırırlar (Freeden 2003). İdeoloji terimini ilk kez ortaya koyan ve bir nevi ‘isim babası’ kimliğini üstlenen Antoine Destutt de Tracy, Fransız İhtilali’nin ardından yazdığı yazılarda düşüncelerle ilgilenen ayrı bir çalışma disiplini yaratmak istemiştir. De Tracy, düşüncelerin hem eleştirilerinin hem de bilimlerinin ortaya çıkacağı, empirik bir düzlemde kanıtlanabilir bir temelde düşünce ve eylem ideallerinin ortaya konulmasını tasarlıyordu. Tarihsel süreç içerisinde ilerleyip Alman İdeolojisi’ne geldiğimizde karşımıza iki önemli isim çıkıyor: Marx ve Engels. Marx ve Engels’a göre tüm ideolojilerde insan ve çevresi, camera obscura’da olduğu gibi baş aşağı görünür. Başka bir deyişle ideoloji, materyal dünyanın tersine çevrilmiş bir ayna görüntüsünden başka bir şey değildir; materyal dünyanın kendisinin de kapitalizmin etkisi aracılığıyla insani niteliğini yitiren sosyal ilişkilere maruz olduğu gerçeği ile bu görüntü bir derece daha bozulmaktadır. Yine Marx’ın etkisiyle ideoloji zaman zaman “yanlış, asılsız, çarpıtılmış ya da başka herhangi bir biçimde yanlış yönlendirilmiş inanışlar dizgesi” biçiminde de olumsuz siyasi bir çağrışım ile tanımlanmaktadır (Calzada-Pérez 2003:3). Öte yandan dil, kültür disiplinleri ve çeviribilim alanındaki akademisyenler büyük çoğunlukla ideoloji kavramını politik alanın da ötesine çekerek “yaşamlarımızı düzenleyen ve çevremizle olan ilişkiyi anlamamıza yardımcı olan düşünceler dizisi” biçiminde politik anlamda daha nötr bir tanım yapma eğilimindedir (Calzada-Pérez 2003:5). Bu genel ideoloji tanımına uygun düşecek biçimde sözlü çeviri alanına geçtiğimizde de karşımıza buna benzer bir ideoloji anlayışı çıkmaktadır. Pöchhacker’a göre “Sözlü Çeviri Çalışmaları sahasındaki pek çok kimse için ‘ideolojinin’ dar, politik, indirgeyici anlamı “ideolojinin yanlış, çarpıtılmış ya da herhangi bir biçimde yanlış yönlendirilmiş inanışlar dizgesi’ne eşittir.” (Pöchhacker 2006). Profesyonel sözlü çevirmenler kendilerini geleneksel olarak belirli ideolojilerin ‘ötesinde’ ya da başka bir deyişle ‘arasında’ ve belki de eşit uzaklıkta konumlandırdığı için ideoloji ile herhangi bir ‘alakaları olmayacaktır’. Oysa Teun van Dijk (1998) ve Ruth Wodak (2001) gibi isimlerin savunucusu olduğu Eleştirel Söylem Çözümlemesi yaklaşımına göre dil kullanımı bütünüyle ideolojiktir. Bu noktadan hareketle, diğerlerinin dil kullanımını yansıtan ve temsil eden bir dilin kullanıcıları olarak sözlü çevirmenler de kendilerini ideolojiden soyutlayamamaktadır. Tam olarak nötr (neutrality) olmasa bile tarafsız olma kavramı (the notion of impartiality) – yani iletişim taraflarının herhangi birinin niyet ya da eylemlerine hiçbir surette dahil olmama durumu- tarihten günümüze dek sözlü çevirmenlik mesleğinin temel taşlarından biri olmuştur. Bunun, ilk profesyonellerin 1920’li yıllarda Milletler Cemiyeti ve ILO konferanslarında devlet temsilcileri için ve bu temsilciler arasında çalışmaya başladıkları andan itibaren aynı şekilde algılandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yine de, günümüze gelindiğinde, Fransız ve Alman liderlerin arasında yapılan görüşmelerde dahi her iki tarafın da kendi sözlü çevirmenini beraberinde getirdiği ve bunun Çinli liderlerle yapılan diplomatik ve politik toplantılarda da aynı şekilde uygulandığı görülmektedir. Bu uygulama bu tür diplomatik ve politik bağlamlarda sözlü çevirmene geleneksel olarak biçilmiş ‘taraflar arasındaki’ rolünden ziyade ‘taraflardan biri ya da diğeri için’ şeklinde bir rolü akla getirmektedir.

(Devamını okumak için tıklayınız.)

Share

· · · · · ·

Şub/11

7

Hayatın İçinde Çeviriye Yönelik Bir Kitap

Uzun sayılabilecek bir aradan sonra sizinle kitaplığımda varlığından memnun olduğum bir kitabı paylaşmaya karar verdim. “Translation in Practice” adlı bu kitap Gill Paul’un editörlüğünde derlenmiş bir eser.

Kitabın önsözünün sahibi İngiliz Yazınsal Çeviri Merkezi Direktörü (British Centre for Literary Translation) Amanda Hopkinson’un da belirttiği gibi, “bu son derece uygulamaya dönük bir kitap”. Genel olarak editörlerin, çevirmenlerin ve metin yazarlarının/sahiplerinin bir arada çalıştığı sürecin farklı fazlarına yönelik, çeviriyi ve çevirmeni odakta tutan bir içerik sözkonusu.

Giriş kısmında “iyi” bir çevirinin amacından bahsediliyor. Bunu takip eden birinci bölümde ise editörlerin çevirmenleri nasıl seçtiğine değiniliyor. Burada okuyucuların rolü, deneme çevirileri, yazarın katkısı, iki farklı çevirmenle çalışmak gibi ilgili pek çok konu betimleniyor.

İkinci bölüm ise çevirinin gerçek yaşama ve iş yaşama belki de en çok değen yüzü olan çeviri sözleşmelerinden bahsediyor. (Devamını okumak için tıklayınız.)

Share

·

Tem/10

19

ELIA Istanbul Konferansının Ardından

15 Nisan 2010 Perşembe günü başlayan ELIA konferanslar dizisinde ana konuşmacı olarak Google’dan Michael Galvez ve Jeff Chin yer aldılar. Google Çeviri’nin gerçekleştirdiği yeniliklerden bahseden Galvez ve Chin ayrıca, ne tür sorunları çözmeye çalıştıklarından ve genel proje sürecinden de detaylı örneklerle bahsettiler. Bu iki günlük etkinliğin, çeviri sektöründe yalnızca ülkemizde değil aynı zamanda yurt dışında ve yakın coğrafyada da neler olup bittiğine dair bir fikir sunması açısından büyük önem taşıdığını söylemek mümkün. Ayrıca, sunumlar arasında gerçekleştirilen birebir sohbetler de hem kurumlar arası etkileşimin başlatılması hem de farklı ülkelerdeki uygulamaların tanınabilmesi bağlamında birer değer taşıdığı için son derece olumluydu.

esra.ozkaya@dragomanltd.com

Share

· · · · ·

Mar/10

23

Çeviride Kaybolmak

Geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu AB Komisyonunun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu Stefan Füle ile düzenlediği basın toplantısında çevirmene müdahele ederek çeviriyi “düzeltmesiyle” basında yer aldı.

“[...] Füle’nin söylediklerini çeviren tercümanın son kısımdaki “vize muafiyeti” (visa liberalization) ibaresini “vizede kolaylaştırmalar” (visa facilitation) olarak çevirmesi üzerine, Bakan Davutoğlu devreye girdi ve “Vize kolaylaştırılması değil, vize liberalleşmesi yani tümüyle kalkması” sözleriyle çeviriyi düzeltti.”
(Kaynak: Haber Pan, (çevrimiçi) http://www.haberpan.com/davutoglu-turkiyenin-vize-hassasiyetini-gosterdi-haberi/).
Bu ve bunun gibi örnekler, özellikle de çeviri ortamı diplomasi, dış politika, dış ticaret, siyaset ekonomisi gibi siyaset ile ekonominin içiçe geçtiği durum ve bağlamlardan oluştuğunda sıklıkla yaşanır.

(Devamını okumak için tıklayınız.)

Share

· · ·

Dragoman Grup Siteleri
Dragosfer, Dragoman Grup’un hazırladığı bir çeviri bloğudur.
Çeviri Dil Eğitimi İnteraktif
Carbon Teknoloji & Konsepto Reklam Ajansı 2010