Valentine
Not a red rose or a satin heart.
I give you an onion.
It is a moon wrapped in brown paper.
It promises light
like the careful undressing of love.
Here.
It will blind you with tears
like a lover.
It will make your reflection
a wobbling photo of grief.
I am trying to be truthful.
Not a cute card or a kissogram.
I give you an onion.
Its fierce kiss will stay on your lips,
possessive and faithful
as we are,
for as long as we are.
Take it.
Its platinum loops shrink to a wedding-ring,
if you like.
Lethal.
Its scent will cling to your fingers,
cling to your knife.
Carol Ann Duffy
Sevgili
Kırmızı bir gül değil
Ya da kalpli bir yastık.
Bir soğan veriyorum sana.
Kese kağıdının içindeki bir ay o,
Işık vaat eden;
Aşkın, özenle elbiselerini çıkarışına benzeyen.
Al.
Ağlatıp kör edecek seni.
Tıpkı bir sevgili gibi.
Aynadaki suretini
Allak bullak bir fotoğrafına dönüştürecek kederin.
Gerçekçi olmaya çalışıyorum.
Şirin bir buse kartı değil.
Bir soğan veriyorum sana.
Ateşli öpücüğü yapışacak dudaklarına,
Sahiplenecek ve sadık kalacak;
Bizim gibi aynı,
Biz de öyle kaldığımız sürece tabii.
Al.
Platin halkaları bir alyansa dönüşüverecek;
Yani… Eğer istersen.
Ölümcül.
Çıkmayacak kokusu parmaklarından,
Çıkmayacak bıçağından.
Belgin Özdemir
Mayıs 2010
* Ç.N: Şiirin yazılmış olduğu kişive şiirle ilgili birkaç diğer noktayı öğrendikten sonra, şiirin bende uyandırdığı duyguların da etkisiyle bu şiiri çevirmem gerektiğini düşündüm. Genel hatlarıyla çevirmekten keyif aldığım türde ve temadaki şiirlere oldukça yakın olduğu için çevirmek istedim. Çeviri aşamasında şiirdeki vahşi ve samimi tonu korumaya çalıştım. Yeri geldikçe utangaçlığı, yeri geldikçe de tehditkarlığı daha vurgulu hale getirmeye çalıştım.
Keyifle okumanızı dilerim.







hepsi büyük harfle yazmak bir edebiyat sitesine hiç yakışmıyor.
Merhaba. Şiir çevirmek en zor işlerden biridir sanırım. Başarılı çevirileri zevkle yapabilmenizi dilerim. Benim İngilizcem pek iyi değil, bu yüzden ciddi bir yorum yapamamam ama çevirinizi okuduğumda ne düşündüğümü yazabilirim isterseniz: Şiirin Türkçesinden anladığım; şairin sevdiği kişiyi lay lay lom bir aşka değil, acı veren ve izi kalacak bir aşka davet ettiği. Bu İngilizce halinde de açık seçik görülüyordur sanırım:) Bu yüzden güzel bir çeviri olmalı bu. Yalnız şunu sormak isterim, şair “Al” diye teklifte bulunduktan sonra “yani… eğer istersen” diyor çevirinizde, notunuzda bahsettiğiniz çekingenlik kısımlarından biri burası sanırım. Sadece eğer istersen demiş olsaydınız “istersen alırsın, istemezsen cehennemin dibine kadar yolun var” diye bir mana çıkarabilirdim.:) Çeviri zor iş yani, güzel olmuş böyle, sonra zaten yine vahşileşip “Ölümcül” diye çıkış yapmış.
Bir de sormak istediğim çevirideki bazı dizeler şiirin aslına göre biraz uzun olmuş, onları kısaltmak için mesela “aşkın elbiselerini çıkarışı” yerine “aşkın soyunuşu” demeniz ya da “Aynadaki suretini/ Allak bullak bir fotoğrafına dönüştürecek kederin.” dizelerinde hiç değilse “dönüştürcek” sözcüğünü üstteki dizeye almanız gibi şeyler yapmanız da uygun olmaz mıydı? Uygun olurdu demek istemiyorum tabii, soruyorum sadece.:)
Küçük bir şey daha var, ilk “Al” dizesi şiirin İngilizcesinde “Here” olarak yazılmış, siz yanlışlıkla “Al” yazmış olabilirsiniz diye düşünüyorum. Zira “Al” teklifi sonradan yapılıyor, O dizede “Burada” demek daha uygun gibi geldi bana da.
Yorumum bu kadar.:) Çeviriniz için teşekkür ederim.
Eleştirilerinize okudukça hak verdim, teşekkürler
Gerekli düzenlemeyi bir süre sonra yapacağım.
Fakat “here” ve “al” konusunda yanlış düşünmenizi istemem; orada bir yanlışlık yok; üslubumu biraz serbeste kaydırmayı uygun buldum
Kendi dilimizde doğru ifade etmek açısından öylesinin daha uygun olduğunu düşündüm.
Yorumunuz için tekrar teşekkürler.
Çeviriyi çok beğendiğim için bir yorum yazma gereği duydum. “Marifet iltifata tâbiidir” derdi bir hocam. Gerçekten öyle.
Çok güzel bir çeviri olmuş. Şiirdeki atmosferi ve duyguyu güzel bir şekilde yansıtmış. Tebrik ederim, nice güzel çevirilere
Teşekkürler.